Kriz yok ama kasa tam takır: Devletin kasası boşaldı !

Sürekli yükselen enflasyon, yüksek cari açık ve dış borçlar ile giderek daha kırılgan hale gelen ekonomiyi, kısa vadeli dış borçlar da giderek daha da fazla tehdit ediyor. Kısa vadeli dış borcun, Merkez Bankası döviz rezervi tarafından karşılanması zorlaşıyor. 2002’de 100 dolarlık kısa vadeli borcu karşılayacak 169 dolar bulunurken Eylül ayı itibarıyla bu rakam 72.5 dolara geriledi. T

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın geçtiğimiz günlerde açıkladığı eylül dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerine göre, kısa vadeli dış borç stoku, 2017 sonuna göre Eylül ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 116,8 milyar dolar oldu. Kamu sektörünün kamu bankaları kaynaklı borcu 21,4 milyar dolar, özel sektörün kısa vadeli dış borcu ise 89,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Vadesine 1 yıl veya daha az kalan kısa vadeli dış borç stoku ise 175,7 milyar dolar oldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye’nin her 100 dolarlık kısa vadeli dış borcuna karşın devletin kasasında altın dahil 169 dolar bulunduğunu ancak Eylül ayı itibarıyla 100 dolara karşılık rezervin 72.5 dolara gerilediğini bildirdi.

REZERV TÜKENDİ

Merkez Bankası verilerine göre, 2002 yılında her 100 dolarlık kısa vadeli dış borca karşı devletin kasasında altın dahil 169 dolar rezerv bulunuyordu. Altın dahil rezervin kısa vadeli dış borcu karşılama oranında özellikle 2007’den sonra ciddi bir gerileme görüldü. 2017’ye gelindiğinde Türkiye’nin her 100 dolarlık kısa vadeli dış borcuna karşı kasasında bulunan altın dahil rezerv 90,8 dolara, 2018 Haziran ayında 81.8 dolara, Eylül ayında ise 72.5 dolara kadar düştü.

‘HASSASİYETİN NEDENİ’

Türkiye ekonomisinin dışarıda yaşanan gelişmelere, dışarıdan yapılan müdahalelere çok hassas olmasının nedenlerinin başında borca karşılık bulunması gereken rezervlerin hızla azalmasının geldiğine dikkati çeken Öztrak, BirGün’den Nurcan Gökdemir’e şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’ye borçlarını ödeyebilmesi için dışarıdan para akışı olmazsa borç bulunamazsa çok sıkıntılı bir durum içine girme riski ekonomiyi tehdit ediyor. Bir ekonominin borç ödemede krize girmemesi için rezervlerinin borçlarını ödemeye yetmesi gerekir. Böyle baktığımızda bugün Türkiye’nin rezervlerinin kısa vadeli borçlarına oranı sürekli azalma eğiliminde. Bu nedenle de dışardan siz gerekli finansmanı bulamadığınız andan itibaren ekonominizi çeviremez hale gelirsiniz. Türkiye üretime dayalı büyüme modelini tercih etmediği, borca, sıcak paraya dayalı ekonomi anlayışını terk etmediği sürece bu sıkıntı sürecek, rezervler sürekli tükenecek, sürekli dışarıya karşı eliniz, kolunuz bağlı olacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir